Bir garip kuş peşinde; Shoebill

Uganda'da onuncu günümüz. Antiloplar, sayısız kuş türü, aslanlar, filler gördük. Gergedanları yürüyerek arayıp bulduk. Muhteşem bir yağmur ormanında, geniş bir şempanze ailesi ile oradan oraya koşturarak bir gün geçirdik. Dağ gorillerine tarifi zor güzellikte bir ziyarette bulunduk. Nil nehri kenarındaki otel odamızın önünde, dev bir hipopotam ile burun buruna gelip kalbimin yerinden fırladığını hissettiğim bir karşılaşma yaşadım.

Güzel yemekler ve konaklamalar, güleryüzlü dost canlısı insanlar ile her şey mükemmel. Ama bir şey eksik. Gittiğimiz her yerde onu aradım ama henüz karşılaşmadık.

Bugün bu güzel ülkedeki son günümüz ve dağ gorillerini ziyaret ettiğimiz Bwindi ormanından Entebbe'ye geri dönüyoruz. Dönüş uçağımız akşam Entebbe havaalanından kalkıyor. Önümüzde neredeyse tüm gün sürecek uzun bir yol var. Son bir ümit, rehberimiz Patrick'e gün batmadan Entebbe yakınındaki Mabamba bataklığına yetişip, yetişemiyeceğimizi soruyorum. Gülüyor ve "Shoebill mi?" diyor. Gülümsüyerek başımı sallıyorum. Buraya kadar gelip de göremeden dönmek belki de gezinin tek hayal kırıklığı olacak. Patrick hemen bir arkadaşını arıyor ve dün bir Shoebill'in bataklıkta bulunduğu bilgisini alıyor. Büyük olasılıkla bugün de orada olacağını söylüyor.

Vakit kaybetmeden yola çıkıyoruz. Kısa bir süre sonra hala bataklıkta olduğu bilgisi geliyor. Sadece kısa bir öğle yemeği molası verip tüm gün hızla yol alıyoruz. Ekvator çizgisinde hatıra fotoğrafı bile çektirmeden, bataklığa ulaşıyoruz. Evet, bulduk onu. Hava kararmadan kısa bir süreyi onunla geçiriyoruz. Sonuç; gülen yüzler ve bu fotoğraflar...

 

Blog_41_B9B_5764(800x534).jpg

Blog_41_B9B_5687(355x533).jpg


Gallery:



All rights are reserved © Cantay Gok Photography
Web Design: Penah